Radyoterapi Nedir?
Radyoterapi, radyoaktif ışınlarla tedavi demektir. Kanser olgularında ameliyat ve kemoterapi gibi bir tedavi yöntemidir ve tek başına yapılabileceği gibi, ameliyat öncesi, sonrası ya da kemoterapi beraberliğinde uygulanabilir. Radyoterapi vücudun neredeyse her yerindeki birçok çeşit kanseri tedavi etmek için kullanılabilir. Radyoterapi cerrahi yöntemlere benzer olan lokal bir tedavi yöntemidir, vücudun belli bir bölümündeki kanserli hücreleri hedef alır.
Radyoterapide daha güçlü ışınlar kullanılmasına rağmen hasta tedavi sırasında, işlemi hissetmez. Radyasyon tedavisi, gereği gibi kullanıldığında riski çok az, yararları ise çok daha fazla olan bir tedavi modelidir.
Radyoaktif ışınlar, tedavi edilen bölgedeki kanser hücrelerini yok ederek etkilerini gösterirler. Bu arada tedavi alanı içindeki normal hücreler de bu ışınlardan kötü etkilenirler, normal hücrelerin kendilerini onarma yetenekleri vardır. Radyasyona bağlı normal doku hasarı çoğu kez geçicidir. Radyoterapide verilmesi planlanan toplam doz, yan etkileri olabildiğince azaltmak amacıyla seanslara bölünerek verilir. Genellikle haftanın beş günü, günde bir seans şeklinde uygulanır ve hafta sonu hasta dinlendirilir. Böylece normal hücrelerin iyileşmesine de fırsat tanınmış olur.
Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, teşhis edilen kanserin türü, evresi, yerleşim yeri ,tedavilerin şekli gibi birçok önemli faktör radyoterapi için değerlendirilir. Her hasta ayrı değerlendirilir.Genellikle 3 yaş ve altı çocuklar için planlama ve tedaviler öncesi hafif bir anestezi işlemi gerekecektir.Çocuğun tedaviden önce en az 3-4 saat bir şey yememesi gerektiği için genellikle sabah saatleri tercih edilir. Anestezi , radyoterapi kliniğinde ilgili anestezi uzmanı tarafından verilir.Tedavi sonrası çocuğun uyandırılması işlemi de anestezi uzmanı tarafından yapılacaktır.Çocuğun uyanma süreci ortalama 20-30 dakika kadardır ve bu süre içinde hemşireler çocukla ilgilenecektir.Uyandırma işlemi sonrası çocuk evine ya da hastanede kalıyor ise servise götürülecektir.
Radyoterapi , dahili ve harici olmak üzere iki şekilde verilir.
Harici radyoterapi: Cihazlar aracılığıyla vücudun dışından uygulanır.
Dahili radyoterapi: Vücut boşlukları ya da doku içine radyoaktif maddelerin yerleştirilmesi yoluyla uygulanır.
Harici radyoterapi sizi radyoaktif yapmaz. Tedaviniz süresince ve sonrasında diğer insanlarla (çocuklar dahil) aynı ortamda birlikte olmanızda çevrenizdekiler açışından hiçbir sakınca yoktur. Evde kullandığınız hiçbir eşyanızı ayırmanıza kesinlikle gerek yoktur. Radyasyon, asla bulaşıcı bir özellik taşımaz.
Radyoterapinin Hedefleri
Amaçlanan hedefe göre genel olarak iki gruba ayırmak mümkündür:
Küratif (İyileştirici) Radyoterapi :
Hastalık hakkındaki mevcut bilgiler ışığında, hastalığın tamamen yok edilmesinin mümkün olduğu durumlarda uygulanır. Tek başına ya da ameliyat ve/veya kemoterapi ile birlikte verilebilir.
Şikayetlere yönelik (Palyatif) Radyoterapi :
Bu tip tedavide amaç sadece hastalığın belirtilerini hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmaktır. Örneğin, ağrılı bir kemik bölgesine verilen radyoterapi ile ağrı azaltılır. Kanamalı tümörlere uygulanan radyoterapi ile kanama kontrol altına alınır. Bu tip radyoterapi ile verilen doz iyileştirici radyoterapiye oranla daha az, tedavi süresi de daha kısadır.
Radyoterapinin Olası Yan Etkileri
Yan etkiler daha çok tedavi edilen alanla ilgili olarak çıkar. Çoğu hastada hemen hiç yan etki görülmez.Doktor ve hemşireniz size olası yan etkiler ve ne yapmanız gerektiği hakkında bilgi verecektir. Radyoterapinin yan etkileri her ne kadar hoş olmasa da, genellikle ciddiyet arz etmez ve genelde ilaç tedavisi ve diyet değişiklikleri ile kontrol edilebilir.
Radyoterapi değişik kan hücrelerinin sayısını azaltabilmektedir. Bazı durumlarda, tedavi edilen bölgeye bağlı olarak, kanınızdaki alyuvar, akyuvar ve trombosit sayısını ölçtürmek için rutin kan sayımı yaptırmanız gerekebilir.
Radyoterapi kendisi ağrı yapmaz.Hastalığa bağlı ağrının palyatif tedavisinde kullanılmaktadır.
Tedavi alanının genişliği ve lokalizasyonu: Alan genişledikçe komplikasyon riski artar. Ayrıca tedavi alanının içinde yer alan kritik organ sayısı ve hacmi arttıkça, risk artar. Her organın radyasyona direnci değişiktir. Özellikle radyasyona toleransı az olan böbrek, karaciğer gibi dokuların alan içinde bulunduğu durumlarda azami dikkat gerekir.
Uygulanacak toplam ve günlük doz miktarı: Gerek toplam ve gerek günlük doz miktarı ne kadar yüksekse, yan etki riski de o kadar yüksek olacaktır.
Hastanın yaşı ve genel durumu: Yaşlı ve direnci düşük hastalarda, genel durumu bozuk hastalarda radyoterapiye bağlı yan etkiler daha çabuk gelişir ve daha problemli seyreder.
Tedavinin kalitesi: Doğru cihaz seçimi, doğru planlama ve tedavi süresince dikkatli bir takiple yan etki olasılığını asgariye indirmek mümkündür.
Tedavi alanı içinde kalan ve ışınlanmasına gerek olmayan sağlıklı dokuları radyasyondan korumak amacıyla özel yapılmış kurşun koruma blokları kullanılır. Yan etkiler genellikle ilk günlerde değil, ilerleyen günlerde, doz arttıkça başlar. Çocuğunuzun vücudunda en ufak bir değişikliği, hissettiğiniz en ufak bir yakınmayı mutlaka doktorunuza bildiriniz.
Terapi Esnasında Çocuğunuza Bakmak İçin Neler Yapabilirsiniz?
Tedaviye başlamadan önce doktorunuzu kullandığınız her türlü ilaç ve varsa alerjileriniz ile ilgili bilgilendirin.
- İyi beslenme çok önemlidir.
- Vitamin destekleri ve bitkisel ürünler kullanmadan önce doktorunuza danışın.
- Çocuğunuzun vücudunda tedavi edilen bölgesinde giysilerinin sıkmamasına özen gösterin.
- Tedavi edilen bölgenin derisine dikkat edin.
Halsizliğin Nedeni Nedir?
Yorgun ve enerjisiz hissetmek, yani halsizlik, kanser hastalarının çoğu tarafından belirtilen en yaygın yan etkidir. Bunun tam nedeni her zaman belli olmayabilir. Kan hücrelerinin sayısının azalması, uykusuzluk, ağrı, iştahsızlık da halsizliğe yol açabilir.
Çocuğunuzun Cildine Nasıl Bakmalısınız?
Nadiren tedavi edilen bölgede kızarıklık veya tahriş olabilir, çocuğunuzun derisi yanık veya bronzlaşmış bir görüntü alabilir.
Tedaviye başladıktan bir kaç hafta sonra derisi çok kuru bir hal alabilir.
- Işına maruz kalan bölgeyi tahriş etmekten kaçının.
- Bu bölgeyi yıkadığınızda sadece ılık su ve yumuşak bir sabun kullanın, kurularken ovuşturmayın.
- Bu bölgeye değen kıyafetlerinin sıkı olmamasına özen gösterin.
- Bu bölgeyi çocuğunuzun ovmasına, kaşımasına engel olun.
- Bu bölgeye sıcak ya da soğuk kompres yapmaktan kaçının.
- Tahrişe neden olmayacak cilt bakım ve temizlik ürünleri hakkında bilgi alın.
Saç Dökülmesi Konusunda Neler Yapılabilir?
Radyoterapi baş ve boyun bölgesine uygulandığında saç kaybı yaşanabilir. Birçok hastanın saçı tedaviler bittikten sonra tekrar çıkmaya başlar.
Tedavi Yemek Şeklinizi Değiştirir mi?
Bazı durumlarda radyoterapi iştah kaybına neden olabilir ve yemek yeme alışkanlıklarınızı etkileyebilir. Çocuğunuz yediği yemeğin hazmında da sorun yaşayabilir ancak, zarar gören dokuların yenilenmesini sağlamak için çocuğun yeterli beslenmesine dikkat etmelisiniz. Bazı bölgelerin ışınlanması esnasında bir haftada yarım ile bir kilo arasında değişen bir kilo kaybı çocuğunuz yaşayabilir.
Çocuğunuz çiğneme veya yutma güçlüğü ortaya çıkarsa toz veya sıvı beslenme destekleri kullanabilirsiniz. Baş ve boyun bölgesinden özellikle radyoterapi alan bazı hastalarda ağızda kızarıklık, tahriş ve yaralar olabilir, ağızda kuruluk, yutkunmada zorluk, ağız tadının değişmesi ve bulantı yaşanabilir. Ağız bakımına önem verin. Batın bölgesine radyoterapi alanlarda kusma ,bulantı, ishal görülebilir. Bu durumda bol sıvı, kusma önleyici ilaç ve diyet düzenlemesi yapılmalıdır.
Onkolojik Takip Ne Demektir?
Radyoterapi tedavi seanslar sona erdikten sonra doktorunuzun tedavinin sonuçlarını düzenli aralıklarla kontrol etmesi gerekmektedir. Bu kontroller esnasında doktorunuz çocuğunuzu muayene eder; laboratuvar testi ve görüntüleme yapılmasını isteyebilir.
Radyoterapi hasta çocuk ve aileleri için stres yaratabilir.Çalışan doktor ,hemşire ve personelin sıcak ilişkileri ile bu streslerinizi azalacaktır.
Kaynaklar:
1. www.kansertedavileri.com/radyoterapi
2. www.gata.edu.tr
3. www.kanservakfı.com
4. www.neolife.com.tr
Hazırlayan: Uzm. Dr. Defne Tuncel
E-posta: defneayinan@gmail.com